Avrupa’nın en eski başkenti Roma. İtalya’nın Lazio bölgesinde bulunmaktadır.Bir diğer adı aşıklar şehri olarak da anılmaktadır.

Tarih en köklü ve güçlü medeniyetinin kurulduğu Roma dünyanın en fazla ziyaretçi ağırlayan şehirlerinden biridir.

Roma 3000 yıllık tarihi ve sanatsal birikimi ile gezilecek görülecek o kadar çok yere sahip ki gezdikçe aşık olacağınız bir şehirdir.

Roma tarihi, sanatı, mimarisi ve kültürü ile adeta bir açık hava müzesidir.

Roma’da görülecek o kadar çok yapıt var ki bunların başında; La Fontana Di Trevi (aşıklar çeşmesi), Piazza Di Spagna ( ispanyol merdivenleri), Pantheon tapınağı, Roma forum antik şehri, Castel Sant Angelo, Piazza Venezia, Colosseum (kolezyum) antik tiyatro, Piazza Navona meydanı ve en önemlisi Vatikan şehri.

La Fontana Di Trevi (Aşk Çeşmesi)

Romanın simgelerinden biri haline gelen Aşk çeşmesi 1.732 yılında yapımına başlanmış ve tam 30 yıl sürmüştür.

Ünlü sanatçı Nicolo Salvi tararından tasarlanan Trevi çeşmesi 3 yolun kesişme noktasına yapılmasından dolayı Trevi adını almıştır.

Trevi çeşmesinin tarihi ise Roma imparatoru Augustus zamanına dayanır.

Rivayete göre aşk çeşmesi, Romalı askerler ve güzel bir kız arasında geçen konuşmadan yola çıkmıştır.

Roma’da savaş dönemi, yorgunluktan susuz bitap düşen askerler; güzelliği ile herkesi büyülen bir genç kız ile karşılaşırlar ve nereden su bulabileceklerini sorarlar. Kız ise şuan çeşmenin olduğu yeri göstererek buraya kazarsanız suyun çıkacağını söyler. Başka şansları olmadığını anlayan askerler çok inanmasalarda, kazmaya başlarlar ve suya ulaşırlar.

Trevi çeşmesinin en yaygın hikayesi budur. Aşk çeşmesinin üzerine resmedilen heykellere de bakıldığında hikayeyi doğrular niteliktedir.

Trevi çeşmesi avrupanın en önemli çeşmesidir. Bir çok filme de konu olan çeşme ye bir çok para atılmaktadır, bu paralar hayır kurumu olan Caritas’a verilerek yoksullara yardım yapılmaktadır.

Piazza Di Spagna (İspanyol Merdivenleri)

Roma’nın en canlı en işlek bütün ünlü markaların olduğu Via Condotti caddesinde yer almaktadır.

Merdivenler Romalıların adeta buluşma noktasıdır. Merdivenler insanlar ile dolup taşmaktadır.

Roma’nın en ünlü meydanı Piazza di Spagna’da bulunan merdivenler adını İspanyol elçiliğinden almıştır.

Merdivenler Francesco De Sanctis tarafından 1723 – 1726 yılların arasında inşa edilmiştir. Yapılma amacı ise yukarısında yer alan Trinita Dei Monti Kilisesi’ne meydan dan ulaşım sağlamaktır. Merdivenlerin alt kısmında ise Fontana della Barcaccia isimli bir de çeşme yer almaktadır.

Merdivenler toplam 135 basamaktan oluşmakta ve aynı zamanda Avrupa’nın en geçiş basamaklarına sahiptir.

Merdivenler de yemek içmek belediye tarafından önceden beri yasaktır ancak bu yıl merdivenlere oturmakta yasaklanmış durumdadır.

Pantheon Tapınağı

Roma’nın en eski ve en iyi korunmuş yapıtıdır.

Yapı tapınak olarak inşa edilmiş ve tüm tanrıların tapınağı anlamına gelmektedir.

Pantheon’un en önemli yeri kubbesidir. Kubbe tam 43 metredir ve ortasında içeriye ışık girmesini sağlayan Oculus adında bir delik bulunmaktadır. İnanışa göre şeytan bu delikten gökyüzüne çıkmaktadır.

Dünyanın en büyük beton kubbesidir. Romalılara özgü bir beton kullanılmıştır. Ayrıca Pantheon 609 yılında Bakire Meryem kilisesi olarak kutsanmıştır.

Roma Forum

Roma Forumu dünyanın en büyük arkeolojik alanlarından biridir.

Eski dönemde Roma’nın ticaret ve hukuk merkezi olarak kullanılmıştır. Yapı hemen Kolezyum’un yanında yer almakta ve turistler tarafından çok ilgi görmektedir.

Forumun içindeki bir çok yapıt ağır hasar görmüş ve harbede halinde görülmektedir. İçerisini gezebilmek için erken saatlerde gelmek yada Roma Pass almak gerekmektedir.

Castel Sant Angelo

Roma’nın en eski kalelerinden biridir. Bir zamanlar Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem sultanın mahkum olduğu ve Papa’ya ev sahipliği yapan kaledir.

Papa büyük Gregorius’un burada büyük Mikail’i gördüğü dinsel deneyimden almıştır.

Kalenin asıl amacı Vatikan ile arasında gizli geçiş bağlantıları sayesinde siyasi karmaşlarda Papaların güvenliğini sağlamak için kullanılmıştır. Vatikan koridoru adı verilen bölüm Vatikan saray’ından Castel Sant Angelo’ya dek uzanmaktadır.

Kale Vatikan’a çok yakın konumlanmıştır. Ayrıca kalenin önünde Roma’nın en güzel köprülerinden Hadrian köprüsü yer almaktadır.

Colosseum (Kolezyum)

M.S. 72 yılında yapımına başlanan Kolezyum adını girişindeki heykelden almaktadır.

Depremden dolayı oldukça zarar gören ancak kendini korumayı başaran yapıt turistlerin en çok ziyaret ettiği yapıdır. Adının bu kadar sık duyulmasının sebebi ise eski dönemde içerisinde Gladyatör dövüşlerinin yapılmasıdır.

Halk için dönemin en büyük eğlencesi gladyatör dövüşleridir. Gladyatörler burada dövüştürülür ve dövüşü kaybeden gladyatör öldürülürdü.

Büyük suç işlemiş gladyatörler vahşi hayvanlara karşı çıkarılır ve vahşice parçalanmaları izlenmektedir. Ancak Hristiyanlığa geçilince bu vahşete son verilmiştir.

Kolezyum bunun dışında tiyatro ve dini kışla olarak da kullanılmıştır.

Piazza Venezia

Venedik meydanı hem şehrin merkezi hemde en ünlü meydanıdır.

Venedik’te ki elçilik binasından etkilenerek Venedik meydanı olmuştur.

Meydanın ortasında devasa boyutlar bir anıt bulunmaktadır. Altare della Patria olarak bilinen anıt 1. Dünya savaşında ölen bir askerin anısına yapılmıştır.

Abidenin en üst kısmına çıkıldığında ise harika bir Roma manzarası sizi beklemektedir.

Mussolini’nin halka hitap ettiği ve ülkeyi yönetti bu binanın hemen önünde hiç sönmeyen bir ateş ve mahşerin dört atlısının heykelleri bulunmaktadır. Girişler ücretsiz olan anıt, günümüzde sanat galerisi olarak kullanılmaktadır.

Piazza Navona Meydanı

Roma’nın tartışmasız en güzel en ihtişamlı meydanı Piazza Navona..M.S. 1. Yüzyılda 30.000 kişi kapasiteli bir stadyum olan bu meydan 1644 – 1655 yılları arasında Papa X. Innocent tarafından yıkılarak yeniden inşaa edilmesini istemiştir.

Meydan da 3 adet çeşme bulunmaktadır. Bunlardan en ünlüsü ise mimar Bernini tarafından tasarlanan dört nehir çeşmesidir.

Çeşmenin hemen arkasında ise Sant Agnese in Agore kilisesi bulunmaktadır.

Meydanı çevreleyen restoran ve cafeler ise panayır havası yaratmaktadır.

Piazza Navona İle İlgili İlginç Bilgiler

Navona Meydanı’nda Via Dell Anima adlı bir hayaletin yaşadığına inanılmaktadır. Dolunay zamanı ortaya çıktığına inanılan bu hayalet hikayesini tüm Romalılar neredeyse bilmektedir.

3 Eylül 2011’de bir adam Navona Meydanı’ndaki heykellerden çoğunun kafasını kopartmıştır.

Meydanda yer alan Sant Agnese in Agone kilisesinin adını pagan döneminde Hristiyan olmaya karar verip bekaret yemini edince buna bozulan taliplilerince öldürülen Agnese adlı bir kızdan almaktadır.

Vatikan

Vatikan ayrı bir ülke olmasına rağmen Roma’nın içinde yer alan dünyanın en küçük ülkesidir.

Vatikan, Hristiyanlık dinin ve Katolik mezhebinin yönetim merkezi olarak gezilmesi gereken yerler arasındadır.

Vatikan şubat 1929 yılından beri bağımsız bir devlettir. Devletin içinde ayrıca 100 kişilik bir İsviçre vatandaşı grubu vardır.

Vatikan’ın en ünlü yeri Aziz Petrus meydanıdır.

Ayrıca gezilmesi gereken bölümlerde Aziz Petrus Bazilikası, Sistina Şapeli ve Vatikan müzeleri bulunur.

Vatikan hangi dine mensup olunursa olunsun kesinlikle görülmesi gereken bir yerdir.

Ulaşım

Roma’da ulaşım için öncelikle bizim tercihimiz yaya olarak gezmektir. Onun dışında belirli mesafeleri ise otobüs kullanarak gezmek en mantıklısıdır.

Konaklama Önerisi

59 Steps Trevi

My Secret Condotti

Rezervasyon için;

www.booking.com veya www.hotels.com adresinden yapabilirsiniz.

Yazar

SeyyahYollarda.COM 'un kurucusu olan Hakan YILDIRIM Bursanın Gemlik ilçesinde doğmuş büyümüş ve hala burada yaşamaktadır. 2018 yılında Hakan YILDIRIM tarafından kurulan Seyyah Yollarda her geçen gün büyümeye devam etmektedir.

Yorum Yaz